Üyelik Girişi
Metodik Konular
Fıkhi Meseleler

Peçe'nin farz olduğuna - dolaylı olarak- delil getirilen İki ayet (Ahzab suresi: 53-33)

Peçe'nin farz olduğuna - dolaylı olarak- delil getirilen İki ayet (Ahzab suresi:  53-33) 
"Ey İman edenler, (bundan sonra) Peygamberin evlerine, yemeğe çağrılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin. Fakat davet edilirseniz girin ve yemeği yiyince de lafa dalmadan dağılın. Bu haliniz Peygamberi üzüyor. O da size bir şey söylemeğe çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin eşlerinden bir şey isteyeceğiniz zaman onu perde arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de daha temizdir. Allah'ın Rasulünü üzmeniz ve ondan sonra eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Çünkü bu, Allah katında büyük günahtır."
  Ayet Peygamber (s.a.v.)'in kadınlarına ait bir nasstır, onlara hastır. Müslüman kadınlarla ilgisi yoktur. 

Rivayet edildiğine göre Ömer (r.a.) şöyle demiştir:

"Ben, Ya Rasulullah evinize iyi ve kötü herkes geliyor. Müminlerin anneleri perde arkasına girseler, dedim. Bunun üzerine hicab ayeti indi." 

Yine, rivayet edildiğine göre: "Ömer (r.a.), başka kadınlarla birlikte mescidde bulunan Peygamber (s.a.v.)'in hanımlarına uğrar ve onlara örtünseniz iyi olur. Çünkü kocanızın diğer erkeklerden daha fazla üstünlüğü olduğu gibi, sizin de diğer kadınlardan daha fazla üstünlüğünüz vardır, derdi. Bunun üzerine Zeyneb (r.anha): Sen bizi mi kıskanıyorsun? Halbuki vahiy bizim evlerimizde iniyor, dedi. Bu olaydan biraz sonra hicab ayeti indi." Bu ayetin nassı ve delalet kati olan bu hadisler, bu ayetin sadece Peygamberin hanımları hakkında indiğine delalet eder.

"Evlerinizde oturun" anlamındaki ayet de yine Peygamberin hanımlarına hastır. Tam olarak ayetin metni şöyledir:

"Ey Nebinin hanımları! Sizler, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer sakınıyor-sanız edalı konuşmayın. Yoksa, kalbinde bir hastalık bulunanlar kötü şeyler ümit ederler. Daima maruf söz söyleyiniz. Evlerinizde oturun, ilk cahiliyede olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın. Zekatı verin, Allah ve Rasulüneitaat edin. Ey Peygamberin ev halkı, Allah ancak sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister." 

Ayetin baş tarafı, bu ayetin Allah Rasulü’nün hanımlarına ait olduğunu açıkça ifade ediyor. Çünkü ayetteki hitab peygamberin hanımlarına ait olup, özellikle ayetin kendisi de bunu ifade etmektedir. Nitekim şöyle buyrulmaktadır:

"Ey Nebinin hanımları! Sizler, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz."  Bu ayetin, Rasulün hanımlarına ait olduğu ve onlar hakkında indiğini ifade eden bundan daha kuvvetli delil ve daha açık söz bulunmaz. Zira ayetin sonunda Allah-u Teâla bu manayı daha da kuvvetlendirmek üzere şöyle buyurmaktadır:

“Ey Peygamberin ev halkı, Allah ancak sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister." Ayetteki bu kısım da, bu sıfatın Peygamberin hanımlarına ait olduğunu ifade eder. Allah, onlardan kusuru giderip onları tertemiz hale getirmek için, onların böyle davranmalarınıemretmektedir. "Sizi tertemiz yapmak ister"ifadesinden sonra gelen ayet de bu ayetin Rasulün hanımlarına ait olduğunu tekid etmektedir:

"Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah latif ve habirdir." Böylelikle onların evlerinin vahyin indiği yerler olduğunu, orada okunanların unutulmamasını Kur'an hatırlatıyor.

İşte bu iki ayetin Rasulullah (s.a.v.)’ın hanımlarına indiği ve hüküm itibarı ile yalnızca onlara ait olduğunu ayetlerin kendisi açık ve net bir şekilde ifade etmektedir. Rasulullah (s.a.v.)’ın hanımlarından başka kadınlara ait olduğuna dair bu ayetlerde herhangi bir delalet söz konusu değildir. Yine Peygamber (s.a.v.)'in hanımlarına ait olan başka ayetler de vardır. Şöyle ki:

"Ondan sonra eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir.” Ayete göre Rasulün vefatından sonra hanımlarıyla evlenmek kesinlikle caiz değildir. Halbuki, diğer Müslüman kadınların durumu böyle değildir. Çünkü onlar, kocalarından sonra başkasıyla evlenebilirler. Örtünmeye ait bu ayetler biraz önce belirtilen ayet gibi Peygamber (s.a.v.)'in hanımlarına has olarak nazil olmuşlardır.

"Sebebin hususiliğine değil, lafzın umumiliğine itibar edilir" kuralı vardır. Ayetlerin nüzul sebebi Peygamber (s.a.v.)’in hanımlarına ait olabilir, fakat manası hem onlara hem de diğer Müslüman kadınlara aittir, iddiası ortaya atılamaz. Çünkü ayetin nüzül sebebi, yaşanan bir olaydır, bu olay nuzüle sebep olmuştur. Burada, Peygamberin hanımlarıyla ilgili olay vuku bulmuş ve bitmiş değildir. Bu ayet, muayyen şahıslar hakkında gelmiş muayyen bir nasstır; onların şahıslarına aittir. Nitekim şöyle buyrulmaktadır:

"Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlar gibi değilsiniz." 

"Onlardan sorduğunuz zaman."  Her iki ifadede geçen zamir, Peygamberin hanımlarıyla ilgilidir, başkasına ait değildir. Bunun hemen arkasından gelen:

"Allah'ın Rasulüne eziyet etmek hakkına sahip değilsiniz"  ayetiyle de kadınların perde arkasına girmelerinin illeti belirtilmiş bulunuyor. Böylece her iki ayetin Rasulün hanımlarına ait olduğu ve "Sebebin hususiliğine değil, lafzın umumiliğine itibar edilir" kaidesinin bu ayetlere uygulanamayacağı kesinleşmektedir.


Yorumlar - Yorum Yaz


قَلِيلاً مِّنْهُمْ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret45591
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82483.8401
Euro4.50974.5278
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° -3°
Saaat