Üyelik Girişi
Metodik Konular
Fıkhi Meseleler

Ahzab suresi 59. Ayetin Peçeye ilintilenmesi

     "Üzerlerine örtülerini salıversinler." (Ahzab 59) ayeti ne mantık ne de mefhum olarak, hiçbir şekil ve durumda yüzün örtülmesine delalet etmez. Ayetin nüzül sebebinin doğru olduğunu kabul ettiğimiz takdirde ayette bu hususa delalet edecek ne bir kelime ne de cümle yer almamaktadır. Ayette: ()"üzerlerine örtülerini sarkıtsınlar" denilmektedir. Burada geçen  edatı "teb'i" için olmayıp "beyan" içindir. Yani örtülerini aşağıya doğru salıversinler demektir. Ayette geçen cilbab kelimesi çarşaf veya başka bir örtü anlamındadır. Bütün vücudun kendisiyle örtündüğü şey demektir. Kamus el-Muhit'te şöyle deniliyor:"Cilbab, sirdab ve sinmar gibidir. Gömlek ve kadına ait geniş bir elbise benzeri, kadının elbiselerini örten çarşaf gibi bir örtü demektir".Cevheri Sıhahta şöyle diyor: "Cilbab kelimesi örtü anlamındadır. Buna, çarşaf diyenler de olmuştur."Cilbab kelimesi hadiste elbiselerin üzerine giyilen ve kadının kendisiyle örtündüğü çarşaf anlamında kullanılmıştır..

Ümmü Atiyye'den: Dedi ki:

"Rasulullah (s.a.v.) bize; Ramazan ve Kurban bayramı namazlarına; genç kızları, çadırda kalan genç bakireleri ve hayızlı kadınları da çıkarmazı emretti. Hayızlıların namazgahları ayrılarak hayra şahit olacaklar ve müslümanların dualarında hazır bulunacaklardı. Ben: Ey Allah'ın Rasulü! İçimizden birisinin dışarıda giyeceği dış elbisesi yoktur, dediğimde; Allah'ın Rasulü: Kardeşi kendi örtülerinden (çarşaf vb) birini ona giydirsin dedi."(Buhari ve Müslim) 

Bunun manası dışarı çıkabilmek için elbisesinin üzerine giyecek bir giysisi yoktur demektir. Rasulullah (s.a.v.) da bunun için elbise üzerine giyilen giysiyi kardeşinden emanet almasını emreder. Bu durumda ayetin anlamı şöyle olur: Allah (c.c.), Rasulüne; hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına elbiselerinin üzerine giyilen örtüyü en aşağılara kadar üzerlerine sarkıtmalarını söylemesini emretmektedir. İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Cilbab; elbise üstünden giyilen ve yukarıdan aşağıya kadar örten örtü demektir. Ayet cilbab'ın -ki o, geniş bir giysidir- ta aşağıya kadar sarkıtılmasına delalet etmektedir. Bundan başka bir manaya delalet etmez. Bu durumda; kadınlar elbiselerini yüzlerinin üzerine sarkıtsınlar şeklindeki bir anlamı nasıl çıkarabiliriz?  kelimesi ve kelimesi şer'i ve sözlük anlamları dışında bir başka şekilde nasıl tefsir edilebilir? Ayetin nassı elbisenin sarkıtılmasıyla ilgilidir. Onun sarkıtılması ise yukarıya doğru yükseltilmesi ile değil ancak aşağılara kadar bırakılmasıyla olur. Bundan dolayı, diyebiliriz ki ayette peçeye delalet eden herhangi bir delil yoktur. Hatta uzaktan yakından delile benzeyen başka bir şeye de rastlamıyoruz. Kur'an'a ait lafız ve cümleler lugat ve şer'i manalarıyla tefsir edilirler. Bu iki şekildeki tefsirin dışında bir başka şekilde tefsir edilmesi caiz değildir. Lügat anlamı; kadınların cilbablarını üzerlerine sarkıtmalarını emretmektedir. Yani, ayaklarını örtünceye kadar iç elbiselerinin üzerine giydikleri elbiseleri aşağıya kadar sarkıtmalarını, indirmeleriniemretmektedir. Örtünün en aşağılara kadar sarkıtılmasına dair anlam hadiste de mevcuttur. İbni Ömer'den rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi:

"Kim kibirlenerek elbisesini yerde sürüklerse kıyamet günü Allah ona (rahmet nazarı ile) bakmaz. deyince Ümmü Seleme atılarak: Öyleyse kadınlar elbiselerinin eteklerini ne yapacaklar?deyince Allah'ın Rasulü: Yere bir karış kadar salarlar, buyurdu. Bu cevap üzerine yine Ümmü Atiyye, Bu takdirde de ayakları açılır deyince Allah'ın Rasulü: Öyleyse bir miktar kalana (yerde sürünmeyecek) kadar salsınlar. Bunu daha da artırmasınlar, buyurdu."(Tirmizi 1653)


Yorumlar - Yorum Yaz


قَلِيلاً مِّنْهُمْ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret45599
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
Saaat