Üyelik Girişi
Metodik Konular
Fıkhi Meseleler

YEMİN VE ŞAHİTLİK " MESELESİNDE BİR İTİRAZ

"YEMİN VE ŞAHİTLİK " MESELESİNDE BİR İTİRAZ

Hak sahibi olduğunu iddia eden kişi bunu ispat etmek için iki şahit bulundurması gerekir. Bunun meşruiyeti nasslarla sabittir .

Bazı geçerli özürlerden dolayı hakk iddia eden kişi iki şahit bulunduramayabilir. Bu özürler, şahitlerden birisinin ölmesi, yahut hasta olması veyahut kendisiyle irtibat kurulmaması şeklinde olabilir. Bu gibi durumlarda hakk iddia eden kişi bir şahit bulundurur ve yemin eder .

Bunun meşruiyeti Amr bin Dinar 'ın Abdullah bin Abbas 'tan naklettiği şu rivayettir;Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir yemin ve bir şahit ile hüküm verdi .-ahmed ,muslim, Ebû Davud, ibni Mace, Nesai -

Benzer bir rivayet de ca'fer bin muhammed 'in babasından o da ali bin Ebu talib'ten naklettiği rivayettir.

Meselenin tafsilinin olduğuna işaret etmekle birlikte ve bu tafsile girmeden şu bilgiyi de verip asıl meseleye geçebiliriz,

İddia sahibi kişinin bir şahit bulundurup ve yemin etmesinin meşruiyetine işaret eden isimler; Ebu Bekr es Sıddık, Ali bin Ebu talib,Ömer bin Abdülaziz, malik ,şafii ,ahmed bin hanbel ,İbnu hazm ez zahiri ve sair ...

Fakat Ebu Hanife ve arkadaşları bunu kabul etmemişler ve böyle bir hüküm ile hakimin hüküm veremeyeceğini söylemişlerdir .

Delil olarak da şöyle bir iddia da bulunmuşlardır;

Allahü teala bakara süresinin 272. Ayeti kerimesinde "adamlarınızdan iki kişiyi şahit tutun eğer iki erkek yoksa şahitlerden razı olduğunuz bir erkek ve iki kadını şahit tutun "

Burada şahit ve yemin geçmemektedir ve sanki ayetin manası bunlardan başkasını şahit olarak tutmayın demektir .Hadis de gelen hüküm ise ayete ziyade olduğu için nesh olarak kabul edilir ve bu da mütevatir dışında bir haberi vahid ile caiz olmaz .

Evet, bizde bu iddialarına kısaca cevap verip, usullerinde nasıl çelişkiye düşüp ,ızdıraplı davrandıkları göstermek isteriz.

Cevabımız =
1-Burada hanefilerin ayetten çıkardıkları mana mefhumu muhalefe yolu ile çıkarılmıştır. Ne gariptir ki hanefiler indinde mefhumu muhalefe huccet değildir. Kaldıki mefhumu muhalefenin huccet olma şartı bir nassın mantukuna muhalif olmamasıdır ve burda bu muhalefet söz konusudur .Çünkü yukarıda zikrettiğimiz hadislerin lafzina muhalefet söz konusudur.

2-ebu hanife ve arkadaşları eğer aleyhine iddia edilen kişi yeminden kaçınırsa bununla hüküm vermekteler halbuki ki bu ayette zikredilmeyen üçüncü bir kısımdır. Acaba yağmurdan kaçarken doluya mı tutuldular.

3-kuranda ziyade olur diyerek bu rivayeti kabul etmeyen hanefiler şimdi zikredeceğim meselelerde Kur'an'a ziyade olmasına rağmen kabul etmişler ve ikrar etmişlerdir. İşte bazı meseleler ;
Nebiz ile abdest almak ,kusmanın abdesti bozması, namazda kahkaha ile gülmenin abdesti bozması, doğumda bir bayanın şahitliğini kabul etmeleri, kılıç dışında başka bir şeyle kısas tatbik edilmemesi vesair vesair onlarca mesele. ..

Acaba bizim meselemiz de Kur'an'a ziyade diye kabul etmemeleri ve bu meseleler de usullerini alt üst etmesi pahasına kabul etmeleri sırf taklit ve taassup göstergesi midir?

Şayet derlerse ki ,bu rivayetler haberi Vahid olmaktan meşhur olma derecesine intikal etmiştir!

Deriz ki ,bizim meselemiz de yemin ve şahit meselesinde, hadisi yirminin üzerinde sahabi rivayet etmiştir. ..

Son olarak sevgili kardeşim, Allahü teala dan ayaklarımızı sabit tutmasını ve sadece ama sadece kuran ve sünneti şer'i huccet görerek, reyden uzak bir şekilde, yakin üzere bizi yaşatmasını dilerim.

Hazırlayan :usame sârim


Yorumlar - Yorum Yaz


قَلِيلاً مِّنْهُمْ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam15
Toplam Ziyaret45591
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82483.8401
Euro4.50974.5278
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° -3°
Saaat