Üyelik Girişi
Metodik Konular
Fıkhi Meseleler

''Hangi Mezhep İmamı daha üstün?'' Sorusunun batıl oluşu!

Sual:

3- Böylece onlar mücadelede ihtilaf ettikleri[1] ve münazarada ellerinden geleni ardına komadıktan sonra, kendilerine muarız olanlara derler ki: Kim daha yücedir, daha faziletlidir, daha mükemmeldir, dahaa fakihtir ve daha âlimdir? Malik mi yoksa Ebu Hanife mi yoksa Şafiî mi yoksa Ahmed mi yoksa Davud mu?

 

Bu sakat soru onların nezdinde, farklı bir cevaba tahammülü olmayan ve aleyhine itiraz edilemeyecek bir makama yükselmiştir. Burada onlar hatalı zannlarına[2] teslim olunmasından ve sakat suallerine itaat edilmesinden başka bir şeye razı olmazlar. Onlar bu hususta mutaassıp bir yol izlerler. Yine onlar, masıyet elbisesini giymişlerdir ve övünme, mübalağa, kavga gürültü, çekişme, hakikat adına fayda vermeyen[3], hasenelerine bir hasene daha ilave etmeyen, seyyielerinden bir seyyieyi eksiltmeyen, yarın kendilerinden şefaat umulamayacak olan ve Kıyamet günü nefsi ile[4] ilgilenmekten başka bir meşgalesi olamayacak cahiliyye ehlinin yaşam tarzı üzere yol almaktadırlar.

 

4- Ebu Muhammed dedi ki: Bu suale yönelik olarak inşallah zikredeceğimiz cevaplar vardır. Vereceğimiz her bir cevap da[5] inşallah bu sualin ne kadar yersiz olduğunu göstermeye ve onları tekrar böyle bir soru sormaktan caydırmaya yeterli olacaktır.

 

Birinci Cevap:

 

5- Bunların ilki, bu soruyu soran kimseye “sizin tüm[6] sorunuz mânâlarını bilemediğiniz, konusuna vâkıf olamadığınız, hakîkatini anlayamadığınız, kendisiyle neyin murad olunduğunu bilemediğiniz ve tefsirini akledemediğiniz lafızların hükmü hakkındadır. Zaten kim[7], ne olduğunu[8] bilmediği bir şey hakkında hüküm verebilir ki? Kim, mânâsına cahil olduğu bir lafızla yargıda bulunabilir ki? Onlardan gördüğümüz herkes 'falan, filancadan daha âlimdir' diyenin sözünün mânâsını bilmiyorlar. 'Falan, filancadan daha fakihtir' diyenin bu sözle neyi murad ettiğini bilmiyorlar. Ya da 'falan, filancadan daha yücedir' diyen kişinin bu sözle neyi amaçladığını veya 'falan, filandan daha faziletlidir' diyen bir kişinin bu sözden maksadının ne olduğunu da bilmiyorlar. Biliyorlar mı?

 

6- Bu soruyu soran kimsenin[9] ilk yapması gereken, bu lafızların mânâlarını, bir insanda öbürlerinden daha fazla bulunursa  onun diğerlerinden daha âlim, daha fakih, daha yüce ve daha faziletli olduğuna hükmedebilebilecek sıfatları araştırmaktır. Şayet bunu yapsalardı veya lafızların mânâlarını bilselerdi, kendilerini bu sorunun zahmetinden kurtarırlardı ve kimlerin bu isimlerle tesmiye edilerek[10] yüceltilmeyi[11] hak ettiğini bilirlerdi.

 

İkinci Cevap:

 

7- İkinci Cevap / Onlara, genel anlamda tüm dinlerin ehli  arasında 'Nebîlerin (aleyhimusselam) Malik'ten, Ebu Hanife'den, Şafiî'den, Ahmed'den ve Davud'dan daha faziletli, onlardan daha âlim ve daha kâmil[12] oldukları' ve 'Allahu Teâalâ katında ve insanların nezdinde her fazilete ve hayra daha fazla layık oldukları' hususunda bir ihtilaf yoktur. Özel anlamda ehli iman arasında nasıl böyle bir şey olur? Allahu Teâalâ, nebîleri zikrederek buyurdu ki:

 

(140-"Yoksa siz, İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakup da ve torunları da hep yahudi ve hıristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

141- Onlar bir ümmet idiler, gelip geçtiler. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandıklarınız. Ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.) [Bakara Suresi: 140-141]

 

8- Eğer nebîlerin (aleyhimusselam) amellerini bilmekle mükellef kılınmamışsak ve onların kesbettikleri şeyi kavramakla sorumlu tutulmamışsak -ki Allah azze ve celle bize, diğerlerinin yapmış olduklarından mesul olmayacağımızı haber vermiştir-, şüphe götürmez hakikat[13] şudur ki nebîlerin dışındaki kimselerin amellerini bilmenin ve hallerine muttali olmanın bizden sakıt olması daha evladır. Böylece de, Malik mi yoksa Ebu Hanife mi yoksa Şafiî mi yoksa Ahmed mi yoksa Davud mu daha âlimdir diye bir soru sormanın boş söz olduğu, zavallı bir soru olduğu, abesle iştigal olduğu faydasız fikirlerle kuruntu yapmak olduğu net bir biçimde zahir olmaktadır. Bu, akıllı bir adamın dalavere çevirmeyeceği bir haldir.



İbn Hazm: Bahira risalesiden bir bölüm. Kitabın çevirisi tarafımıza ait olup dosyalar bölümünde yayınlanmıştır.


Yorumlar - Yorum Yaz


قَلِيلاً مِّنْهُمْ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret45599
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
Saaat