Üyelik Girişi
Metodik Konular
Fıkhi Meseleler

Güneşin binaların arkasında olması iftar yapmaya engel değildir!

Sehl b. Sa’d radıyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere kalmaya devam ederler.” Buhârî ve Muslim rivayet etmişlerdir. Ebu Hureyre radıyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: “İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece din zahir olmaya devam eder. Zira Yahudi ve Hristiyanlar iftarı geciktirirler.” Ebû Dâvûd, İbn Huzeyme ve İbn Hibbân rivayet etmişlerdir. Umm Hakîm radıyallahu anha’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İftarda acele edin, sahuru geciktirin.” Taberânî rivayet etmiş, Şeyh el-Elbani sahih demiştir. Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh’den: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Üç şey nübüvvet ahlâkındandır. İftarda acele etmek, sahuru geciktirmek ve namazda sağ eli sol el üzerine koymak.” Taberânî rivayet etmiş ve el-Elbani sahih demiştir. Amr b. Meymun rahimehullah’dan: “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabı insanların iftarda en çok acele edenleri ve sahurda en çok geciktirenleri idiler.” Beyhakî rivayet etmiştir. Ebu Atiyye rahimehullah dedi ki: “Aişe radıyallahu anha’ya dedim ki: “Aramızda Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından iki kişi var, birisi iftarda acele edip sahuru geciktiriyor, diğeri ise iftarı geciktirip sahurda acele ediyor” Aişe radıyallahu anha dedi ki: “İftarda acele edip sahuru geciktiren hangisi?” Ben: “Abdullah b. Mes’ud (radıyallahu anh) dedim.” Dedi ki: “İşte o Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığını yapıyor!” Nesâî rivayet etmiş, el-Elbani sahih demiştir.


Buhârî “Oruçlu ne zaman iftar eder” başlığı altında Ebu Said el-Hudrî radıyallahu anh’den cezm sigasıyla muallak olarak şöyle rivayet etmiştir: “Ebu Said el-Hudrî radıyallahu anh güneş yuvarlağı kaybolduğu zaman iftar etti.”

Hafız İbn Hacer Fethu’l-Bari’de (4/196) şöyle demiştir: “Bu rivayeti Said b. Mansur ve Ebu Bekr b. Ebi Şeybe; Abdulvahid b. Eymen, babasından tarikiyle vayet ettiler: dedi ki: “Ebu Said’in yanına girdik. Biz güneşin batmamış olduğunu gördüğümüz halde iftar etti.” Delil olma yönü şudur: Ebu Said radıyallahu anh’e göre güneşin batışı tahakkuk edince bundan fazlasını aramamıştır. Yanında olanların buna muvafakat edip etmemelerine aldırmamıştır." Abdullah b. Ebi Evfa radıyallahu anh’den: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber Ramazan ayında bir yolculukta idik. Güneş kaybolunca: “Ey falan! İn de bize yiyecek hazırla” buyurdu. “Ey Allah’ın rasulü! Halen gündüz!” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İn de bize yiyecek hazırla” buyurdu. O da indi ve yiyecek hazırlayıp getirdi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem onu içti, sonra eliyle gösterip şöyle buyurdu: “Güneş şurada kaybolup gece şuradan geldiğinde oruçlu iftar etmiştir.” Buhârî ve Muslim rivayet etmişlerdir. Lafız Muslim’indir.


Buhârî ve Muslim’in bir rivayetlerinde şu şekildedir: “Güneş kaybolunca birisine: “İn de bize yiyecek hazırla” buyurdu. Adam: “Ey Allah’ın rasulü! Akşam olsaydı ya” dedi. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İn de yemek hazırla” buyurdu. Adam: “Gündüz hala üzerimizde” dedi." Abdurrazzak’ın Musannef’teki (4/226) rivayetinde: “Topluluktan birisine: “İn de bize yiyecek bir şey hazırla” buyurdu. O oruçlu idi. Adam dedi ki: “Güneş ey Allah’ın rasulü!” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İn de bana yiyecek getir” dedi. Adam indi ve hazırladı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem içti, şöyle dedi: “Birisi devesine binse onu (yani güneşi) görür.”


Nevevi Şerhu Sahihi Muslim’de (7/210) şöyle demiştir: “Hadisin manası şudur: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı oruçlu idiler ve bu Ramazan ayında olmuştu. Nitekim Yahya b. Yahya’nın rivayetinde bu açıklanmıştır. Güneş batınca Nebî sallallahu aleyhi ve sellem iftar etmeleri için yemek hazırlanmasını emretti. Bu emrin muhatabı aydınlık izlerini ve güneşin batmasından sonraki kızıllığı görüyordu. Bütün bunlar gitmedikçe iftarın helal olmayacağını zannetti. Ona göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bu izleri görmemişti ve Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e hatırlatmak ve bunu bildirmek istedi. Bu hususu: “Gündüz hala üzerinde” sözü pekiştirir. Gündüzün bu aydınlığının oruca devam etmeyi gerektirdiğini zannetti. Bu: “Akşam olsaydı ya” demesinin manasıdır. Yani biraz daha beklersen akşam vakti girecek demektir. Tekrar geri döndü, çünkü o inanıyordu ki yemenin haram olduğu gündüzde idi. Halbuki Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bunu caiz kılmış ve bu aydınlığın gitmesini beklememişti. Aydınlık devam ediyor olmasına rağmen maksadını ilan ederek bildirdi.
Yorumlar - Yorum Yaz


قَلِيلاً مِّنْهُمْ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret45599
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° -1°
Saaat